Yarım Zamanlı Çalışmada Arazi Tazminatı Ödemesi
Soru:
Belediyemizde Teknik Hizmetler Sınıfında Tekniker kadrosunda görev yapan ve yarım zamanlı çalışma hakkını kullanan personel bulunmaktadır. İlgili personele arazi tazminatı ödemesinin nasıl yapılması gerektiği hususunda tereddüt oluşmuştur.
Değerlendirme:
10/02/2016 tarihli ve 29620 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6663 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen Ek 43 üncü maddede;
“…Yarım zamanlı çalışma hakkının kullanımına ilişkin usul ve esaslar ile bu haktan yararlanamayacak memurları; hizmet sınıfı, kadro unvanı, kurum veya teşkilat bazında birlikte veya ayrı ayrı belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.”
hükmüne yer verilmiştir.
Anılan hüküm uyarınca, 18/07/2025 tarihli ve 32959 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Devlet Memurlarının Yarım Zamanlı Çalışma Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmelik yürürlüğe girmiştir.
Yarım zamanlı çalışma uygulamasında mali hakların nasıl ödeneceği Yönetmeliğin “Mali ve sosyal haklar” başlıklı 12 nci maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddede;
“Yarım zamanlı çalışan memura, yarım zamanlı çalışmaya başladığı tarihi izleyen ay başından itibaren mali haklar ile sosyal yardımlarına ilişkin her bir ödeme unsurunun yarısı esas alınarak ödeme yapılır. Bunların fiili çalışmaya bağlı ödemeleri hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanmaya devam olunur.”
Hükmüne yer verilmiştir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, fiili çalışmaya bağlı ödemeler, yarım zamanlı çalışma nedeniyle doğrudan yarıya indirilecek ödemeler arasında sayılmamış; bu ödemeler bakımından ilgili özel mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği açıkça belirtilmiştir.
Bu nedenle arazi tazminatına ilişkin düzenlemenin yer aldığı 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar) hükümlerinin incelenmesi gerekmektedir.
Kararın II sayılı Cetvelinin (E) Teknik Hizmetler Bölümünün 6 ncı maddesinde;
“Teknik Hizmetler Sınıfına ait kadrolarda bulunan personelden; büro, atölye, ısı santralı, laboratuvar, tesis (sosyal tesisler dahil), işletme, fabrika ve hizmet binaları dışında olmak şartıyla arazi, şantiye, inşaat, baraj, park, bahçe, maden, açık alanlarda kurulu tarım ve hayvancılık uygulama birimleri ve yol gibi açık çalışma mahallerinde fiilen çalışanlara (belirtilen mahallerde yapılan kontrollük hizmetleri dahil), çalışılan her gün için aşağıda gösterilen oranlarda ayrıca özel hizmet tazminatı ödenir. Faal durumdaki hizmet binalarının tadilat, bakım ve onarımı işleri açık çalışma mahalli kapsamında değerlendirilmez.”
hükmü yer almaktadır.
Söz konusu düzenleme incelendiğinde, arazi tazminatının ödenebilmesi için fiilen açık çalışma mahallerinde görev yapılması şartının arandığı, ancak bu görevin yerine getirilmesi bakımından günlük veya haftalık belirli bir çalışma süresi öngörülmediği görülmektedir.
Başka bir ifadeyle, arazi tazminatına hak kazanılması bakımından belirleyici unsur, personelin açık çalışma mahallerinde fiilen görev yapmış olmasıdır. Mevzuatta, yarım zamanlı çalışan personelin bu tazminattan çalıştığı süre oranında yararlanacağı veya ödeme tutarının çalışma süresine göre kıst hesaplanacağı yönünde herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu itibarla, yarım zamanlı çalışma hakkını kullanan Teknik Hizmetler Sınıfı personelinin, arazi tazminatına esas fiili görevlerini yerine getirdiği günler için, yalnızca yarım zamanlı çalışıyor olması gerekçe gösterilerek arazi tazminatının yarım veya kıst olarak ödenmesine hukuki dayanak bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Sonuç Olarak:
Yarım zamanlı çalışma hakkını kullanan Teknik Hizmetler Sınıfı personeline;
Yönetmeliğin 12 nci maddesi uyarınca arazi tazminatı ödenebilecektir. Zira söz konusu ödeme fiili çalışmaya bağlı bir ödeme niteliğindedir.
Bu nedenle ödeme, yarım zamanlı çalışma nedeniyle otomatik olarak yarıya indirilemez.
Personelin 2006/10344 sayılı Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararda belirtilen şartları sağlayarak açık çalışma mahallerinde fiilen görev yaptığı günler için arazi tazminatının tam olarak ödenmesi, çalışma süresine bağlı kıst ödeme uygulamasına gidilmemesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Mehmet YURDCU