Maktu Mesai Ödemesinde Heyet Raporu Dikkate Alınır Mı?
Soru: Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun K Cetvelinde düzenlenen aylık maktu fazla çalışma ücretinin ödenmesine ilişkin olarak, cetvelin 3 üncü fıkrasının (b) bendinde yer alan “bir yılda toplamı 30 günü geçmeyen hastalık izni sürelerinde” ifadesi heyet raporları içinde geçerli midir? Başka bir ifadeyle heyet raporlarının bu süre bakımından hastalık izninden ayrı bir izin türü olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususundaki düşünceniz nedir?
Değerlendirmemiz: Bir yılda toplamı 30 günü geçmeyen hastalık izinleri kapsamında sağlık kurulu (heyet) raporlarının değerlendirilmesi.
Devlet memurlarına ilişkin hastalık raporları ve bu raporlara bağlı hastalık izinleri, Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir.
Öte yandan, memurlara ödenecek aylık maktu fazla çalışma ücretine ilişkin usul ve esaslar, her yıl yürürlüğe giren Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun K Cetveli (Ek Ders, Konferans ve Fazla Çalışma Ücretleri ile Diğer Ücret Ödemeleri) kapsamında düzenlenmektedir.
Anılan Cetvelin III- Fazla Çalışma Ücreti başlıklı bölümünün (B) Aylık Maktu Fazla Çalışma Ücreti kısmında;
“…Yukarıdaki hükümlere göre ödenecek aylık maktu fazla çalışma ücretleri;
a) Görevin yapılması sırasında veya görevden dolayı yaralanma ve sakatlanma hallerinde tedavi süresince,
b) Bir yılda toplamı 30 günü geçmeyen hastalık izni sürelerinde,
c) İtfaiye hizmetlerinde çalışan personel için görevin yapılması sırasında veya görevden dolayı hastalanma hallerinde tedavi süresince,
ç) Yurt içinde yapılacak hizmet içi eğitime katılma ve geçici görevli olarak bulunma durumlarında ödenmeye devam olunur.
Diğer hallerde ise fiilen çalışıldığı sürece ve bu süre ile orantılı olarak ödenir.”
hükmüne yer verilmiştir.
Sorunuz, bu düzenlemede yer alan “bir yılda toplamı 30 günü geçmeyen hastalık izni süreleri” ifadesinin kapsamına sağlık kurulu (heyet) raporlarının dahil olup olmadığı, başka bir ifadeyle heyet raporlarının 30 günlük sürenin hesabında dikkate alınıp alınmayacağı hususuna ilişkindir.
Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Hastalık raporlarının verilmesi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Memurların hastalık raporlarının, 5510 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde kendilerini tedavi eden kurum tabipliği, aile hekimliği veya SGK ile sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları tarafından düzenlenmesi esastır.”
hükmü yer almaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13 üncü maddesinde iş kazası, 14 üncü maddesinde meslek hastalığı, 15 inci maddesinde ise hastalık hali düzenlenmiştir. Kanunun 15 inci maddesinde hastalık hali; iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve sigortalının iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar olarak tanımlanmıştır.
Hastalık nedeniyle verilecek istirahat raporlarına ilişkin usul ve esaslar ise Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 39 uncu maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre;
Ayakta tedavilerde tek hekim tarafından bir defada en fazla 10 gün istirahat raporu verilebilmekte,
Kontrol muayenesi öngörülmesi halinde bu süre 20 güne kadar uzatılabilmekte,
20 günü aşan istirahat raporları ise sağlık kurulu (heyet) tarafından düzenlenmektedir.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, uygulamada heyet raporu olarak adlandırılan sağlık kurulu raporunun, tek hekim tarafından verilen hastalık raporundan farklı ve bağımsız bir izin türü olmadığı; hastalık nedeniyle verilen istirahatın belirli bir sürenin üzerine çıkması halinde aynı hastalık izninin sağlık kurulu tarafından devam ettirilmesini sağlayan bir rapor niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla sağlık kurulu (heyet) raporları da hukuki niteliği itibarıyla hastalık izni kapsamında değerlendirilmekte olup, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu K Cetvelinde yer alan “bir yılda toplamı 30 günü geçmeyen hastalık izni süreleri” hesabında tek hekim raporları ile birlikte dikkate alınması gerekmektedir.
Sonuç olarak; sağlık kurulu (heyet) raporlarının, (Cetvelin a ve c bentleri istisna) hastalık izninden ayrı ve istisnai bir izin türü olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, yıllık 30 günlük hastalık izni süresinin hesabında heyet raporları da dikkate alınmalı, hastalık izni kapsamında kullanılan tüm süreler birlikte değerlendirilmelidir. Buna bağlı olarak, aylık maktu fazla çalışma ücretinin ödenmesine ilişkin 30 günlük sürenin hesabında sağlık kurulu (heyet) raporları da toplam süreye dahil edilmesi gerektiğini değerlendirmekteyiz.
Mehmet YURDCU