6772 Sayılı Kanun Kapsamında Ödenen İkramiyelere Maaş Haczi Uygulanabilir Mi?
Kamu kurumlarında çalışan daimi işçilere bir yılda 4 taksit halinde toplam 52 günlük ikramiye ödemesi yapılmakta olup ödeme tarihleri Cumhurbaşkanlığı Kararıyla belirlenmektedir.
Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanunun 1 inci ve 3 üncü maddelerine istinaden belediyeler bünyesinde istihdam edilen daimi işçilere de aynı ödeme, ilave tediye ödemesi, yapılmaktadır.
Mezkûr Kanunun 4 üncü maddesinde; “Aylık istihkakların hesabında fazla mesai, evlilik, çocuk zamları veya primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi esas ücrete munzam tediyeler nazarı itibara alınmaz. Bu tediyelerden çeşitli işçi sigortalarının icap ettirdiği primler kesilmez ve bu paralar borç için haczedilemez.” Hükmü yer almaktadır.
Peki, bu maddede geçen “bu paralar borç için haczedilemez” ifadesi ne anlama gelmektedir ve ilave tediye ödemesi maaş haczine tabi tutulamaz mı?
Bilindiği üzere alacaklının talebi doğrultusunda icra dairelerince işverenlere maaş haczi müzekkereleri gönderilmektedir. Müzekkerelerin içerisinde çalışanların alacakları tek tek sayılabilmekle birlikte yukarıda belirttiğimiz mezkûr Kanun gereğince ödenen 52 günlük ikramiyelerin tamamımın haczedilmesi istenilebilmektedir.
Gelin, Kanun maddesinde haczedilemez denilirken icra müzekkerelerinde haczin uygulanmasına yönelik ifadeler yer alırken işverenlerin konuya yaklaşımının nasıl olması gerektiği sorusuna cevap arayalım.
Maaş haczi işlemleri İcra ve İflas Kanunu hükümleri doğrultusunda yapılmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun “Şikâyet ve şartlar” başlıklı 16 ncı maddesinde; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Görüleceği üzere; Haczedilmezlik şikâyeti borçluya tanınmış bir hak olup, icra dairesi ve üçüncü şahsın haczedilmezlik ile ilgili değerlendirme yapma yetkisi bulunmadığını değerlendirmekteyiz.
Peki konu ile ilgili Yüksek Mahkeme nasıl hüküm vermektedir?
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2004/10724 Esas ve 2004/15105 Karar Sayılı dosyasında;
“Borçlu hakkında yapılan takibin kesinleşmesi üzerine Türk Telekom´dan almakta olduğu maaşın dışındaki diğer ödemelerine (ikramiye, fazla mesai vs.) ilişkin olarak icra müdürlüğünce haciz uygulanmıştır. Yasal süresinde borçlunun haczedilmezlik şikayeti üzerine icra mahkemesince maaşı dışında aldığı ikramiye üzerine konan haczin 6772 Sayılı Kanunun 4. maddesi gereği kaldırılmasına karar verilmiştir. 1475 Sayılı Kanunun 28. maddesine göre işçinin almakta olduğu maaşının ancak 1/4´ü haczedilebilir. İkramiye de ücretten sayıldığından aynı koşullarda haczini engelleyen bir yasa hükmü yoktur. 6772 Sayılı Kanunun 4. maddesinde ise; “fazla mesai, evlilik, çocuk zamları ve primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi esas ücrete munzam tediyelerin haczedilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda ikramiyenin ¼´ünün haczi 1475 Sayılı Kanunun 28. maddesine göre kabil olmakla icra mahkemesinin aksine düşüncelerle borçlunun ikramiyesi üzerine konulan haczin tamamının kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.” Denilmekte,
Yine 12. Hukuk Dairesinin 2015/18836 Esas ve 2015/25179 Karar Sayılı başka bir dosyasında;
“4857 sayılı İş Kanunu’nun 35. maddesine göre işçinin almakta olduğu aylık ücretinin ancak 1/4’ü haczedilebilir. İİK’nun 83/2. maddesi uyarınca aylığın üzerinde haciz bulunması halinde, sonraki haciz sıraya konulur ve önceki haczin kesintisi bittikten sonra kesintiye başlanır. Yine 4857 Sayılı Yasa’nın 32. maddesi uyarınca ikramiye, toplu sözleşme farkı ve nemada ücretten sayılacağından onlarında aynı koşullarda haczini engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Olayda icra müdürlüğünce, borçlunun işyerinden almakta olduğu maaşının 1/4’ü; maaş dışındaki prim, nema, ikramiye ve teminatların 1/4’ü dışındaki haciz ile ilave tediyelerin tamamı üzerine haciz konulduğu, borçlunun şikayetinde bu kalemlerin 1/4’ü oranında haciz konulmasını kabul ederek, 1/4’ü dışındaki haciz ile ilave tediyelerin tamamı üzerine konulan haczin kaldırılması isteminde bulunduğu görülmektedir. Bu durumda borçlunun maaşı üzerine konulan haciz dışındaki söz konusu alacak kalemleri yönünden 1/4’ü aşan kısmın haczine ilişkin şikayetin kabulü gerekir” denilmektedir.
Sonuç olarak yukarıda belirtilen mevzuat ve Yüksek Mahkeme kararları dikkate alındığında 6772 sayılı Kanun kapsamında ödenen ikramiyelerden ¼ maaş haczi uygulanabilecektir.
Takdir Okuyucunundur…
Mehmet YURDCU/Orbisbel Mevzuat